Statü Karmaşası
Statüyle kendini tanımlamaya çalışan biri, aslında kimliğini tanımlayamıyordur. Unvanlar, roller ve pozisyonlar birer destek değil, ikamedir. Kişinin kimliği yoksa, statüyle doldurulur. Bu yüzden bazı insanlar bulundukları yerden değil, o yerin kendilerine verdiğini düşündükleri güçten konuşur. Ne yaptıkları değil, nerede durdukları önemlidir. Çünkü içeride taşınacak bir şey yoktur.
Statü karmaşası tam da buradan doğar. Kimin neye yetkisi olduğu belirsizdir ama kimin sözünün geçeceği konusunda aşırı bir hassasiyet vardır. Yetki, sorumlulukla değil görünürlükle ölçülür. Saygı, tutarlılıkla değil konumla talep edilir. İlişkiler içerik üzerinden değil, pozisyon üzerinden kurulur.
Bu tip ortamlarda kimlik performansla kurulmaz. Kişi kendini yaptığı işle değil, sürekli görünür olarak ve adını hatırlatarak ayakta tutar. Çünkü hatırlanacak bir içeriği yoktur.
Statüye tutunan insanlar sınırları sevmez. Sınırlar, kimliğin nerede başlayıp nerede bittiğini görünür kılar. Bu da onları açık eder. Bu yüzden karmaşa sürdürülür. Rol belirsizliği korunur. Yetkiler muğlak bırakılır. Çünkü belirsizlik, kimliği olmayanlar için hareket alanıdır.
Burada sorun hırs değildir. Sorun boşluktur. Ve boşluk, çoğu zaman en gürültülü şekilde doldurulur.