Klinik Psikolog Ceren Uzunali Sipahi — Kadıköy Kozyatağı Psikoterapi
Ceren Uzunali Sipahi Kimdir?
Lise eğitimini Tekirdağ Namık Kemal Lisesi’nde tamamlayan Ceren Uzunali Sipahi, İstanbul Okan Üniversitesi’nden “Onur Öğrencisi” olarak mezun olmuştur. Ayrıca yandal programı kapsamında Psikoloji Bölümü’nü de başarıyla tamamlamıştır.
2021 yılında, Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı tamamlayarak uzman unvanını almıştır. Yüksek lisans tezi, “Ergenlerde Bağlanma Stilleri ve Anne Baba Tutumu ile Sosyal Medya Bağımlılığı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” üzerine olmuştur. Lisans ve yüksek lisans eğitimi süresince farklı kurum ve kuruluşlarda aktif olarak görev almış, mesleki gelişimini çeşitli eğitimler, kongreler, seminerler ve sertifika programlarıyla desteklemiştir.
Mezun olduğu Üsküdar Üniversitesi kapsamında stajını NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nde tamamlamıştır. Özel bir eğitim kurumunda iki yıl psikolojik danışman olarak görev aldıktan sonra, özel bir psikiyatri muayenehanesinde beş yıl boyunca klinik çalışmalarını sürdürmüştür. Bu süreçte çocuk, ergen ve yetişkinlerle bireysel psikoterapi çalışmaları yürütmüş; çeşitli kurumlarda eğitim, seminer ve atölye çalışmaları gerçekleştirmiştir. Günümüzde ise mesleki çalışmalarını kurucusu olduğu klinikte etik ilkeler ve bilimsel standartlar doğrultusunda yürütmektedir.
Ayrıca objektif ve projektif test uygulamaları yapmakta olup, Psikanalitik Çocuk-Ergen Psikoterapisi eğitimine devam etmektedir.
Klinik Psikolog Ceren Uzunali Sipahi, aynı zamanda kurumlara yönelik eğitim, seminer ve atölye çalışmaları düzenlemekte, bu kapsamda çeşitli kurumlarla iş birlikleri yürütmektedir. Alanındaki literatüre katkı sağlamak amacıyla, Nobel Yayınları tarafından yayımlanan “Gençler İçin Beden Algısı Çalışma Kitabı”, “Gençler İçin Farkındalıklı Beslenme Çalışma Kitabı”, “Gençler İçin Sosyal Başarı Çalışma Kitabı” ve “Gençler İçin Panik Çalışma Kitabı” adlı eserlerin çeviri çalışmalarında yer almıştır.
Aldığı Psikoterapi Eğitimleri
- Kognitif Terapi İlkeleri ve Depresyon Tedavisinde Uygulanması (12 Saat) – Dr. Emel Stroup, ABPP, ACT
- Kognitif Terapi Yönelimli Klinik İlk Görüşme ve Terapi Becerileri (13 Saat) – Dr. Emel Stroup, ABPP, ACT
- Kognitif Terapinin Anksiyete Tedavisinde Uygulanması (13 Saat) – Dr. Emel Stroup, ABPP, ACT
- Kognitif Terapinin OKB Tedavisinde Uygulanması (13 Saat) – Dr. Emel Stroup, ABPP, ACT
- OKB’de ERP (Maruz Bırakarak Tepki Önleme)’nin Uygulanması (12 Saat) – Dr. Emel Stroup, ABPP, ACT
- Şema Terapi Temel Düzey (42 Saat) – Dr. Bahar Köse Karaca, ISST
- Şema Mod Çalışmalarında Yaşantısal Tekniklerin Kullanımı (15 Saat) – Dr. Esra Ersayan, ISST
- Çocuk Ergenlerde Şema Terapi – Dr. Alp Karaosmanoğlu, ISST; Dr. Christof Loose
- Deneyimsel Oyun Terapisi I. Düzey – Uzm. Psk. Nilüfer Devecigil, Dr. Byron Norton
- Dinamik Psikoterapi Temel Eğitimi – Prof. Dr. Doğan Şahin
- Aktarım Odaklı Psikoterapi Eğitimi – Prof. Dr. Doğan Şahin
- Psikanalize Giriş Konferansları – İstanbul Psikanaliz Derneği
- Psikanalitik Çocuk Ergen Psikoterapisine Giriş – İstanbul Çocuk ve Ergen Psikanalitik Psikoterapi Derneği
Ayrıca, Psikanalitik Çocuk-Ergen Psikoterapisi eğitimine devam etmektedir.
Çalışma Alanları
Yetişkin Psikoterapisi
Yetişkin psikoterapisi, bireylerin duygusal, bilişsel ve davranışsal düzeyde yaşadığı zorlukların bilimsel temellere dayanan yöntemlerle ele alındığı profesyonel bir süreçtir. Psikoterapinin amacı, kişinin içgörü kazanmasını, duygu düzenleme becerilerini geliştirmesini ve işlevsel olmayan düşünce-davranış örüntülerini fark ederek daha sağlıklı baş etme stratejileri geliştirmesini sağlamaktır.
Psikoterapi süreci; danışan ile terapist arasında güvene dayalı bir ilişki çerçevesinde yürütülmektedir. Bu süreçte terapist, etik ilkelere bağlı kalarak danışanı anlamayı, yargılamadan dinlemeyi ve bireysel ihtiyaçlara uygun bir yol haritası oluşturmayı hedefler. Seanslar, bireyin yaşam kalitesini artırmak, psikolojik dayanıklılığını güçlendirmek ve zihinsel esnekliğini geliştirmek amacıyla yapılandırılır. Psikoterapi, kişinin geçmiş deneyimleri ile bugünü bağlamasına, duygularını tanımasına ve içsel kaynaklarına ulaşmasına yardımcı olur.
- Kişilik Bozuklukları
- Depresyon ve Duygudurum Bozuklukları
- Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
- Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)
- Travma ve Yas Süreci
- İlişki ve Bağlanma Sorunları
- Özgüven Problemleri ve Kendilik Algısı
- Karar Verme Güçlükleri ve Yaşam Dönemi Krizleri
- Duygu Düzenleme Güçlükleri
- Tükenmişlik ve Stresle Başa Çıkma
- Yeme Davranışı Bozuklukları
Çocuk ve Ergen Psikoterapisi
Ergen Psikoterapisi
Ergenlik dönemi; kimlik arayışı, bağımsızlık ihtiyacı ve duygusal dalgalanmaların yoğun yaşandığı bir gelişim evresidir. Bu dönemde genç bireyler, hem içsel dünyalarında hem de sosyal çevrelerinde çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalabilirler. Ergen psikoterapisi, bu geçiş sürecinde ergenin yaşadığı duygusal, sosyal ve davranışsal güçlüklerin bilimsel temelli yaklaşımlarla ele alındığı bir terapi sürecidir.
Terapide amaç; ergenin duygularını ifade etmesini kolaylaştırmak, kimlik gelişimini desteklemek, baş etme becerilerini geliştirmek ve yaşamla kurduğu ilişkiyi güçlendirmektir. Süreçte ergenin bireysel ihtiyaçlarına saygı duyulur ve güvene dayalı bir ilişki kurulması esas alınır.
Ergen terapisi kapsamında sıklıkla çalışılan alanlar şunlardır:
- Yoğun kaygı ve stres
- Duygudurum dalgalanmaları, öfke problemleri
- Özgüven sorunları ve sosyal kaygı
- Akademik motivasyon düşüklüğü ve sınav kaygısı
- Aile içi çatışmalar
- Kimlik karmaşası ve benlik algısı
- İnternet ve teknoloji bağımlılığı
- Yas ve kayıp süreçleri
- Travmatik yaşantılar
- Kendine zarar verme davranışları
Çocuk Psikoterapisi
Çocukluk dönemi, bireyin kişilik gelişiminin, duygusal dünyasının ve sosyal becerilerinin temellerinin atıldığı son derece önemli bir aşamadır. Ancak bu süreçte her çocuk, yaşına uygun gelişimsel zorluklarla birlikte ailevi ya da çevresel stres faktörlerinden de etkilenebilir. Çocuk psikoterapisi, çocuğun içsel dünyasını anlamaya, duygularını düzenlemeye ve gelişimini sağlıklı bir şekilde desteklemeye yönelik bilimsel temellere dayanan bir psikolojik destek sürecidir.
Çocuklarla gerçekleştirilen terapilerde; oyun, çizim ve metaforlar gibi çocuklara uygun yöntemler kullanılmaktadır. Bu süreç, çocuğun yanı sıra gerektiğinde ebeveynlerin de sürece dahil edilmesini kapsar. Temel amaç, çocuğun güvenli bir bağ kurabildiği bir ortamda duygularını ifade edebilmesi ve işlevsel başa çıkma yolları geliştirebilmesidir.
Çocuk terapisi kapsamında sıklıkla çalışılan alanlar şunlardır:
- Ayrılma kaygısı ve sosyal kaygılar
- Öfke kontrolü ve davranış problemleri
- Alt ıslatma, parmak emme, tırnak yeme gibi gelişimsel güçlükler
- Travma ve istismar sonrası psikolojik destek
- Aile içi çatışmalara bağlı duygusal zorlanmalar
- Kardeş kıskançlığı
- Dikkat dağınıklığı ve dürtüsellik
- Yas, kayıp ve değişim süreçlerine uyum
- Okula uyum problemleri
- Ebeveyn ayrılığı ve boşanma süreci
Ebeveyn Danışmanlığı
Her ebeveyn, çocuğuna en iyi şekilde rehberlik etmek ister. Ancak, bazen iyi niyetli çabalar bile çocuğun ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalabilir. Ebeveyn danışmanlığı; annelerin ve babaların çocuklarının gelişimsel, duygusal ve davranışsal ihtiyaçlarını daha iyi anlamalarına, onlarla daha sağlıklı bir iletişim kurmalarına ve etkili baş etme stratejileri geliştirmelerine yardımcı olan profesyonel bir rehberlik sürecidir.
Danışmanlık sürecinin amacı, çocuğu değiştirmekten ziyade ebeveynin bakış açısını güçlendirmek, aile içindeki dinamikleri iyileştirmek ve çocuğun gelişimini destekleyen bir ortam oluşturmaktır. Bu süreçte ebeveynlerle iş birliği yapılarak karşılaşılan zorluklara yönelik bilimsel temelli çözümler geliştirilir.
Ebeveyn danışmanlığı kapsamında sıklıkla ele alınan başlıklar:
- Duygularla baş etmede çocuğa rehberlik etme
- Davranış problemleri ile başa çıkma yolları
- Öfke, inatlaşma, sınır koyma süreçleri
- Ekran kullanımı, uyku düzeni, tuvalet alışkanlığı gibi günlük rutinler
- Kardeş kıskançlığıyla başa çıkma
- Okula başlama, okul uyumu ve akademik destek
- Ebeveyn-çocuk ilişkisini güçlendirme
- Boşanma, yas, taşınma gibi geçiş süreçlerinde çocuğa destek
- Ebeveynlik tutumlarının farkındalığı ve geliştirilmesi
Psikolojik Testler
Nöropsikolojik Testler (NPT)
Nöropsikolojik testler; demans, Alzheimer, depresyon, öğrenme güçlüğü ve dikkat bozukluğu gibi nöropsikiyatrik durumların tanı ve değerlendirmesinde kullanılır. Bu testler, bireyin dikkat, hafıza, problem çözme ve zihinsel esneklik gibi bilişsel işlevlerini nesnel olarak ölçer. Uygulama ve yorumlama yalnızca bu alanda eğitimli uzman psikologlar tarafından yapılmalıdır.
Zeka Testleri
Zeka testleri, bireylerin bilişsel kapasitesini değerlendirmek amacıyla geliştirilmiş psikometrik araçlardır. Çocuklardan yetişkinlere kadar farklı yaş gruplarına uygulanabilen bu testler; sözel, sayısal ve görsel alanlardaki zihinsel becerileri ölçer. Eğitimsel yönlendirme, klinik değerlendirme ve gelişim takibi gibi birçok alanda kullanılmaktadır.
Kişilik Testleri
Kişilik testleri, bireylerin duygu durumu, düşünce yapısı ve davranış biçimlerini anlamak amacıyla kullanılır. Bu testler, hem yapılandırılmış hem projektif yöntemlerle uygulanabilir. Özellikle psikolojik danışmanlık ve terapi süreçlerinde kişilik özelliklerini derinlemesine değerlendirmeye yardımcı olur.
Gelişim Testleri
Gelişim testleri, bebeklikten ilkokul çağına kadar olan dönemde çocukların bilişsel, dil, motor ve sosyal gelişimlerini değerlendirmek amacıyla kullanılır. Bu testler, gelişimsel geriliklerin erken dönemde fark edilmesini sağlayarak, zamanında müdahale edilmesine yardımcı olur. Uygulama sırasında genellikle ebeveyn gözlemleri de sürece dahil edilir.
Dikkat Testleri
Dikkat testleri, bireylerin dikkat süresi, odaklanma becerisi ve dürtüsellik düzeyini ölçen standart araçlardır. Özellikle Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı konulurken, aynı zamanda akademik ve mesleki performans değerlendirmelerinde de önemli veriler sunar. Çocuklar ve yetişkinler için farklı test türleri mevcuttur.
Online Terapi
Günümüz teknolojisi, psikolojik destek almayı mekân ve zamandan bağımsız hale getiriyor. Online terapi, bireylerin kendi yaşam alanlarından ve internet bağlantısının bulunduğu her yerden psikoterapi hizmetine erişimini sağlayan, bilimsel araştırmalarla etkinliği kanıtlanmış bir uygulamadır.
Online terapi süreci, yüz yüze terapiye benzer bir yapı izler. Seanslar güvenli görüntülü görüşme platformları aracılığıyla gerçekleştirilir ve terapötik çerçeve (gizlilik, etik kurallar, sınırlar) titizlikle korunur. Özellikle yoğun iş temposu, şehir dışı yaşam, sağlık nedenleri veya zaman kısıtlamaları gibi durumlarda online terapi, ulaşılabilir ve etkili bir alternatif sunar.
Online terapi kimler için uygundur?
- Yaşadığı şehirde psikolojik destek imkânı sınırlı olanlar
- Yüz yüze terapiye fiziksel olarak ulaşamayan bireyler
- Evden çıkmakta zorlanan veya kaygı yaşayan danışanlar
- Sık seyahat eden ya da yurtdışında yaşayan bireyler
- Yoğun programı nedeniyle zamandan tasarruf etmek isteyen kişiler
Terapötik ilişki, ekran aracılığıyla da derinleşebilir ve kişi, kendi güvenli alanında destek alma deneyimini yaşayabilir. Online terapide de ilk görüşmeden itibaren danışanın ihtiyaçlarına uygun bir yol haritası belirlenir.
Yayınlar
Blog Yazıları
Etkinlikler
Sıkça Sorulan Sorular
Klinik psikolog ile görüşmek için herhangi bir tanı almış olmam gerekir mi?
Hayır, kesinlikle gerekmez. Psikolog desteği almak için herhangi bir psikolojik tanıya sahip olmanız şart değildir. Yaşadığınız günlük stresle başa çıkmakta zorlanıyorsanız, ilişki problemleriniz varsa, kendinizi daha iyi tanımak istiyorsanız, bir yaşam dönemi krizinden geçiyorsanız (iş değişikliği, taşınma, kayıp) veya kişisel gelişim hedefleriniz varsa da bir psikologla görüşebilirsiniz. Psikoterapi, sadece sorun çözme odaklı değil, aynı zamanda kişisel farkındalık ve yaşam kalitesini artırma amaçlı da bir yolculuktur.
Online terapi ile yüz yüze terapi arasında ne fark var, hangisi daha etkili?
Hem online hem de yüz yüze terapi bilimsel olarak kanıtlanmış etkinliklere sahiptir. Aralarındaki temel fark erişilebilirlik ve konfordur. Online terapi, seanslara evinizin konforunda veya istediğiniz herhangi bir mekândan katılma imkanı sunar. Şehir dışından veya yurt dışından destek almak isteyenler, yoğun iş temposuna sahip olanlar, fiziksel kısıtlamaları olanlar veya salgın dönemlerinde online terapiyi tercih edebilirler. Yüz yüze terapi ise fiziksel ortamın sağladığı doğrudan teması ve bazı danışanlar için daha güvenli hissettiren bir atmosferi sunar. Hangi yöntemin sizin için daha etkili olacağı, kişisel tercihlerinize, yaşam koşullarınıza ve terapistinizle kurduğunuz bağa bağlıdır.
Terapi süreci ne kadar sürer ve ne sıklıkta görüşülür?
Terapi sürecinin uzunluğu ve seans sıklığı kişiden kişiye, yaşanan sorunun niteliğine ve terapinin hedeflerine göre değişir. Bazı danışanlar kısa süreli destekle (birkaç hafta) önemli adımlar atabilirken, bazıları için derinlemesine çalışmayı gerektiren durumlar daha uzun sürebilir (birkaç ay veya daha uzun). Genellikle seanslar haftada bir kez yapılır. Ancak bazı durumlarda (kriz anları veya yoğun çalışma gerektiren dönemler) haftada iki kez görüşmeler de olabilir. Bu, terapistinizle birlikte belirlenen, esnek ve size özel bir plan dahilinde ilerler.
Terapi seanslarında gizlilik ilkesi nasıl sağlanır?
Psikoterapi sürecinin temel taşlarından biri gizliliktir. Danışan ve terapist arasındaki tüm görüşmeler, paylaşımlar ve kişisel bilgiler etik kurallar ve yasal yükümlülükler çerçevesinde kesinlikle gizli tutulur. Terapist, yasal olarak zorunlu haller (kendinize veya başkalarına zarar verme riski, çocuk istismarı şüphesi gibi) dışında, danışanın izni olmadan hiçbir bilgiyi üçüncü kişilerle paylaşmaz. Online terapide de güvenli ve şifreli platformlar kullanılarak gizlilik en üst düzeyde korunur.
Çocuk ve ergen terapisi sürecinde ebeveynler ne kadar dahil olur?
Çocuk ve ergen terapisinde ebeveynlerin sürece dahil olması kritik öneme sahiptir. Terapinin başlangıcında ve belirli aralıklarla ebeveynlerle ayrı görüşmeler yapılır. Bu görüşmeler, çocuğun veya ergenin gelişimsel ihtiyaçlarını daha iyi anlamak, aile dinamiklerini değerlendirmek ve ebeveynlere çocuklarına nasıl destek olabilecekleri konusunda rehberlik etmek içindir. Çocuğun veya ergenin paylaştığı kişisel bilgiler gizli kalırken, terapist ebeveynlere çocuğun iyiliğine yönelik genel bilgiler ve yönlendirmeler sağlar.
Terapiye gelmeden önce psikolojik test yaptırmam gerekiyor mu?
Hayır, terapiye başlamadan önce mutlaka psikolojik test yaptırmanız gerekmez. Psikolojik testler, belirli durumların tanı ve değerlendirilmesinde kullanılan yardımcı araçlardır. Terapistiniz, süreç içinde ihtiyaç duyması halinde size uygun testleri önerebilir. Testlerin uygulanıp uygulanmayacağına dair karar, ilk görüşmelerde yapılan değerlendirmeler sonucunda terapistinizle birlikte alınır. Önemli olan, sizin ihtiyaçlarınız doğrultusunda en doğru yolun belirlenmesidir.




















